Dün modern çağın nimetlerinden olan YHT ile Sivas-Eskişehir-Sivas güzergahında hızlı bir yolculuk yaptık. Sabah Sivas'tan 07:10’da yola çıktık tehirli olarak Ankara'ya ulaştık, aktarma yaparak öğle vakti Eskişehir'de olduk. Bizleri 33 yıllık dostluğumuz, arkadaşlığımız olan Mehmet Bedir kardeşim ailece karşıladı. Bindiğimiz aracı Mehmet kardeşimizin oğlu Ahmet Zahid kullandı Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenci imiş, en son kendisini 17 yıl önce çocukken Kayseri Yahyalı'da evlerinde ziyarette görmüştüm.
Sonrasında mümin, muvahhit, dost Hasan Kaymakçı ağabeyi hanesinde ziyaret ettik Hasan Kaymakçı ağabey her zamanki gibi neşeli, güler yüzlü. Latifeler, hayat tecrübeleri ve şahit olduğu güzellikleri peş peşe hiç susmadan anlatıyor. Özlemişiz birbirimizi. Hasan ağabeyin büyük oğlu yanımıza geldi. Kadir Amca nasılsın diye hâl hatır sordu. Maşallah Seha Agah'ta kocaman delikanlı olmuş, eee aradan 25 yıl geçmiş. Muhabbetin en güzel yerinde kapı zili çaldı gelen misafirler de tanıdık. Onlarda Sivas'tan geliyor, Sivas'ta çok karşılaşamadığımız Rıza Bakış’la ailece Eskişehir'de karşılaştık. Rıza Hocam Sivas Cumhuriyet İlahiyatta akademisyen. Hoşbeş sohbet ederken cep telefonuma o an gelen bir mesajı söyleyip söylememekte tereddüt ettim. Ama mesajdaki kişiyi ortamdaki herkes yakından tanıyor ve onunla muhabbeti var. Sohbetin bir yerinde lafa girip aldığım haberi söyledim Yıldızeli’nden Emekli İmam-Hatip Recep Çulha Hoca Rahmetli olmuş, cenaze namazı Sivas Ayyıldız Camiinde bugün ikindi namazını müteakip imiş. İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi raciun, Allah rahmet eylesin, Mekânı cennet olsun cümleleri döküldü dillerimizden.
Ziyareti kısa tuttuk, Hasan Kaymakçı ağabeye acil şifalar dileyerek Mehmet Bedir kardeşimle evden ayrıldık. Mehmet Bedir kardeşim bizi öğle namazı için Odunpazarı'nda Kurşunlu Camine götürdü. İlk defa gördüm bu camiyi, bahçesine girdikten sonra bir manevi atmosferi var caminin. Namaz sonrası Odunpazarı'nda birkaç yer gördükten sonra bizi İkindi vaktine yakın Eskişehir Gara bıraktılar. Mehmet Bedir kardeşimle birbirimize sarıldık, Hanımlar vedalaştı ve perona çıktık. Eskişehir’den 16:10 treni ile Ankara'ya döndük.
Ankara YHT Gar mescidine uğradık. Her taraf çok temiz ve düzenli. İnsan sirkülasyonun fazla olduğu bu ortamları temiz tutmak maharet ister, yetkilileri tebrik etmek lazım.
Ankara YHT Garda 2009'da mezun ettiğimiz öğrencim Fatih Ekincioğlu ile karşılaştım. Kendisi YHT makinisti. Kucağında çocuğu vardı. Hayırdır dedim. Hocam görevde değilim ailece İstanbul'dan ziyaretten dönüyoruz. Sivas trenine bineceğiz dedi. Arkasından Hocam yukarıda iftar için pide yaptıracağım, sizlere de yaptırayım dedi. Teşekkür ettim iftar için hazırlığımız var dedim. O zaman trende görüşürüz dedi. Biz yolcu bekleme salonu tarafına doğru gittik. Gönlü geniş yavrularım. Hanım dedi ki artık ihtiyarladın, öğrencilerin yanlarında ve kucaklarında çocukları, hanımları ile yanına geliyor. Ben de onları görünce mutlu oluyorum dedim. Derslerimde kullandığım sözü bana bazen kendileri hatırlatıyorlar. Hocam derdiniz ki sizler için en sevineceğim an "Sizi iş sahibi, eş sahibi ve evlat sahibi olarak gördüğüm andır."
Tren hareket etmeden ilk vagonda elimdeki çantaları yerleştirirken başka bir mezun öğrencim ile karşılaştım. Elimi öpmeye kalkıştı, öptürmedim tabii ki kucaklaşarak sarıldık. Maşallah fiziği boylu boslu, ben yanında küçük kalıyorum. Kendisini, ailesini sordum. Babasını da tanıyorum, ablası da öğrencimiz oldu. Babam çok şükür iyi, ablam geçen yıl falan kişi ile evlendi onu da tanırsınız dedi. Bu vakit Ankara’da hayrola dedim. Hocam askeri personel mülakatına girdim, uzun süredir hazırlanıyordum bugün mülakatta elendim dedi, üzgündü olanda hayır vardır diye teselli ettim. Koltuklarımız masalı idi, orucu birlikte açalım dedim. Hocam teşekkür ederim, yemekli vagona gideceğim dedi. Ankara'da akşam ezanı 19:38’de okunacak, YHT tren ise 19:40 da hareket ediyor. Orucumuzu açtık tren henüz hareket etmişti ki Hasan Kaymakçı ağabey telefonla aradı, ne yaptınız dedi. Sivas trenine bindik, hareket ettik orucumuzu da açtık Hocam dedim, bize hayırlı yolculuklar dileyerek telefonu kapattı.
Yolculuk sırasında Fatih Ekincioğlu tekrar yanımıza geldi, birlikte yemekli vagona geçip çay içtik muhabbet ettik. İş hayatından, hastalıklardan ve tedavilerden, çocuk eğitiminden, Gazze ve Somali'deki yaşananlardan konuştuk. Tren yolculuğumuz 40 dakika tehirli bitti. Evimize döndüğümüzde saat 22:20 idi.
İşte dün sabahtan akşama yol ve yolculuğumuz böyle geçti. Allah ömür yolculuğunu güzel amellerle tamamlayanlardan eylesin.
