İran üzerine yıllarca farklı yazılar yazılıyor ve yorumlar yapılıyor. Bazen benim de ne düşündüğüm çevrem tarafından soruluyor. İran yönetiminde yakın tarih ile ilgili Şah dönemi ve Humeyni sonrası diye keskin bir ayrım olsa da komşumuz İran’a tarihi ve daha geniş bir perspektifle bakılması kanaatindeyim. İran’la ilgili en doyurucu konuşmayı yaklaşık 30 sene önce Rahmetli Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan Hocamızdan dinlemiştim. Bu konuşma aradan yıllar geçmesine rağmen hala güncelliğini koruyor ve İran’la ilgili benim de düşüncelerim bu yöndedir.
"İran ile birçok müşterek yanlarımız, dostluk ve iş birliği kurma imkânlarımız var. İran'ın yarıya yakın ahalisi Türk. Tarihte birlikte yaşamış, beraber devlet kurmuş ve yönetmişiz. Türkçemizde pek çok Farsça kelime var. Eski edebiyatımız İran dil ve edebiyatıyla çok içli dışlı. Birçok Türk yazar ve şair o dil ile eser yazmış, o dili konuşmuş. Arşiv vesikaları, kütüphanelerimizdeki yazma eserler o dilden... Farsçayı bilmeden eski muhteşem kültürümüzü anlamamız ve kavramamız mümkün değil!
İran bizi Orta Asya'ya, Türk halklarına, Güneydoğu Asya Müslüman ülkelerine bağlayan kilit ülke. Kalkınma, ulaşım, ticaret, sanayi, eğitim, kültür, savunma, korunma bakımlarından iş birliği yapmak zorundayız. O bize muhtaç, biz ona!
Batılılar korkuyor, çekiniyor, istemiyor, sevmiyor diye niçin İran'ı dışlayalım, defterden silelim? Hem Batı niye İran'a düşman?
İran'ı yıllarca sömüren o, İran'a en büyük kötülüğü yapan o. Bir de kalkmış düşmanlık ediyor, karalıyor, kötülüyor! Hem suçlu hem güçlü! Usta hırsız misali ev sahibini bastırmaya çalışıyor. Batı'nın çirkin iftiralarına aldanmayalım, iğrenç politikalarına kanmayalım, onlar bizi birbirimize düşürüp kırdırmak; sonra da bakıp gülmek, alay etmek, kendi sömürüsünü devam ettirmek istiyor.
Dış politikada anlamsız inat ve taassuba yer vermeyelim, körü körüne Batı'ya tâbi olmayalım. Biz hür, şerefli ve izzetli bir ülkeyiz. Milli ve dinî menfaatlerimizi göz ardı etmemeli, elimizdeki avantajları elden kaçırmamalıyız.
İran ve diğer Müslüman komşu ülkelerle bölgesel, özel ve daha candan ilişkiler kurmak, dünya üzerinde yepyeni ve dosdoğru bir hak düzeni tesis etmek için iş birliği yapmak konusunda canla başla çalışmaya devam edelim. Çünkü tüm insanlığın maddeten ve mânen kurtuluşu bize ve bu iş birliğine bağlı..." (Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan, 1996'daki konuşmasından bir pasaj)
