Sivasspor cephesinde manzara maalesef değişmiyor. Geçtiğimiz sezon yapılan hataların adeta karbon kopyası bu sezon da sahneleniyor. Ligde yine "düşmeme" mücadelesi veren, vizyonu daralmış bir takım izliyoruz. Şunu net bir şekilde söyleyelim: Eğer bu anlayış seneye de devam ederse, korkulan son kaçınılmaz olur. "Bize bir şey olmaz" demeyin; son iki sezonun tablosu, uçurumun kenarında yürüdüğümüzün en büyük kanıtı.
Transferde "Vizyon" Mu, "İllüzyon" Mu?
Bugün gelinen noktanın sorumlularını uzaklarda aramaya gerek yok. Jonathan Okoronkwo ve Badji gibi transferleri göklere çıkaranlar, bugün yaşanan tablonun mimarlarıdır. Kimpioka, Avramovski veya Ethem gibi isimler ancak alternatif oyuncu ya da "risk alınabilir" hamleler olabilir. Play-off veya üst sıraları hedefleyen bir kulübün ana planı bu isimler üzerine kurulamaz.
Daha da vahimi, bazı yerli oyuncuların yönetime yakın "futbol gurmesi" edasındaki kişiler vasıtasıyla takıma dahil edildiği iddiasıdır. Okoronkwo için "Hatay’da maaş alamadı, o yüzden formsuzdu" diyerek camiayı ikna ettiler. Başkaları için "Iğdır’da parlamıştı" gibi içi boş bahaneler üretildi. Oysa Erzurum, Van ve Çorum gibi kulüpler kısıtlı imkanlarla sisteme uygun nokta atışı hamleler yaparken; bizde TFF 1. Lig oyuncularına "Messi" muamelesi yapma hastalığı nüksetti.
"Şehir Sosyalliği" Bir Bahane Değildir
Bir bilet veya bir forma uğruna yönetimi aklayan, hataları halı altına süpüren bir kesim var. Oyuncu imza atınca methiyeler düzenler, işler kötü gidince "bütçe yoktu" ya da "Sivas’a gelmek istemedi" yalanına sarılıyor.
Gelin bu şehir efsanesini bitirelim: Van’a, Erzurum’a, Antep’e giden profesyonel futbolcu neden Sivas’a gelmesin? Avrupa’nın dev metropollerinden gelip İtalya’da, İspanya’da kariyer yapan adamlar için mesele sosyal imkan değil, profesyonel vizyon ve paradır. Rey Manaj Arnavutluk’tan çıkıp İtalya’yı gördü, Sivas’ta da krallar gibi oynadı. Mesele şehir değil, o oyuncuyu ikna edecek futbol aklıdır. Finlandiya liginde dikiş tutturamamış oyuncuları "yıldız" diye pazarlayan vizyonla başarı hayaldir.
Hoca Tercihi ve Sabır Mekanizması
İsmet Taşdemir’i eleştirebiliriz ancak eline kaliteli malzeme verildiğinde neler yapabileceğini kanıtlamış bir isim. Hâlâ "Şu adam Sivaslı, bu adamın eşi buralı" diyerek futbolcu övmek, profesyonelliğin neresine sığar?
Eğer bir risk alıp hoca değişikliğine gidilecekse, o hocanın arkasında duracak bir yönetim ve elinde iş yapacak bir kadro olmalıdır. Yarım yamalak planlarla, eksik kadrolarla kimse mucize yaratamaz. Biz zamanında Rıza Çalımbay’ın arkasında durduğumuzda kupaların ve serilerin nasıl geldiğini gördük.
Sonuç olarak; sorun sadece sahada değil; transfer vizyonunda, yönetimsel planlamada ve yanlışı körü körüne savunanlardadır. Aynı taşla aynı kuşu vurmaya çalışmaktan vazgeçmezsek, seneye bu satırlarda çok daha acı tabloları konuşmak zorunda kalacağız.